LAÜ Akademisyeninden Lefke araştırmaları alanına katkı

agayev-lefke-tarih-sayfalar

Ağayev’in “Lefke Tarihinden Sayfalar” kitabı yayınlandı 

Lefke Avrupa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elnur Ağayev’in “Lefke Tarihinden Sayfalar” isimli kitabı yayınlandı. “Lefke Tarihinden Sayfalar” kitabı son dönemde Lefke üzerine art arda eserler veren Ağayev’in Lefke konusunda yayınladığı üçüncü kitabıdır. Ağayev’in daha önce yayınlanan “Güzelim Lefke” ve “Lefke Tarihi ve Kültürü Üzerine Araştırmalar” kitaplarının devamı niteliğinde olan bu eser, Lefke’de şahıslar, olaylar ve mekânları konu ediliyor.

“Her kentin bir ruhu ve bu ruhun oluşmasına, canlı kalmasına hizmet eden öğeler vardır. Bu öğeler o kentin tarihidir, dilidir, sanatıdır, kültürüdür, gelenek göreneklerdir” diyen Ağayev Lefke kentinin ruhunu yakalamak, hafızasını canlandırmak için çalışmasında Lefke’nin değişik dönem sayfalarını çeviriyor. Bu sayfalar hangisidir? Kitaptaki bazı konu başlıklarına bakıldığında bu sayfaları görmek mümkündür: “1881 Yılı Lefke Nahiyesi’ne Bir Nazar…”, “Lefke Belediyesi’nin Kuruluşu”, “Lefke’den Uzak Tutulan Şimendüfer Hattı”, “… Dadlı Dilli Aziz’i Salı Günü Asdılar”, “Bağlıköy’den Kore’ye Gönderilen Türk Bayrağı”, “İbrahim Zeki Burdurlu ve Lefke”… vb.

Ağayev, onu Lefke gibi özel ve yerel bir konuda araştırmaya iten nedenlerden bahsederken taşıdığı bir endişeyi dile getiriyor. Ağayev’e göre, “Kentlerin ruhunu ve hafızasını oluşturan öğeler köreldiği zaman kentler ruhunu, hafızasını kaybeder, ruhsuzlaşır. O kentten keyif alamazsınız. Gezdiğiniz çarşıları, kahveleri, sokakları anlayamazsınız. Oradaki tarihi okuyamaz, sanatı göremez, kültürü yaşayamaz, gelenek göreneklerden feyz alamazsınız. Bir tür yabancılaşırsınız, hem kente, hem de kendinize”. Bu endişeden yola çıkan Ağayev, çalışmasında bugünkü Lefke’nin oluşumunda yer alan tarihi arka plana ışık tutuyor. Bunu yaparken de arşiv belgelerini, sözlü geleneği ve tarihi kanıtları kaynak olarak kullandı.

Ağayev, “bilimsel asık suratlılığa bürünmeyen bir anlatıya dayanan” ve “sözlü, bölgesel ve belgeli tarihçilik” anlayışının ürünü olarak değerlendirdiği bu çalışmasının Lefke araştırmaları alanına katkı yapacağına inandığını  belirtti.