LAÜ Öğretim Üyesi Bardak, “Bağışıklık Sistemini Güçlendirmede Sağlıklı Beslenme” konusuna dikkat çekti

nazal-bardak-bagisiklik

Beslenmede bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardım edecek yeterli proteinin alınmasına dikkat edilmeli

Lefke Avrupa  Üniversitesi (LAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nazal Bardak, “Bağışıklık Sistemini Güçlendirmede Altın Anahtar: Sağlıklı Beslenme” konusunda açıklamalarda bulunarak, detaylı bilgiler aktardı.

Bardak: Gün içerisinde  çok sayıdaki mikrobun saldırısına uğrayarak hastalık riski gelişimi ile karşı karşıya kalıyoruz

Bağışıklık sisteminin temel görevinin ‘mikrop’ diye tanımlanan, enfeksiyona yol açabilen virüs, bakteri, mantar ve parazit gibi mikrororganizmaların zarar verici etkilerine karşı vücudu korumak olduğunu söyleyen Bardak, gün içerisinde  çok sayıdaki mikrobun saldırısına uğrayarak hastalık riski gelişimi ile karşı karşıya kalındığını ifade etti.

“Bağışıklık sisteminin görevi de öncelikle bu organizmaların vücuda girmelerini engellemek veya girer ise vücuda girdikleri yerde yutmak, yayılmalarını engellemek ya da geciktirmektir” diyen Bardak, bağışıklık sisteminin bu görevlerini, yaşam süresi boyunca sürdürdüğünü ancak bazı koşullarda bağışıklık sisteminin yardıma gereksinim duyabileceğini dile getirdi. Bağışıklık sisteminin aynı nörolojik sisteme benzer bir yapıya sahip olduğunu belirten Bardak, “Bağışıklık sisteminin en önemli özelliklerinden biri; kendi ve kendisine yabancı milyonlarca değişik düşmanı tanıyıp ayırt edebilme yeteneğine sahip olmasıdır. Bu özelliği sayesinde bağışıklık sisteminde görevli olan tüm hücreler, ilk karşılaştığı yabancıyı görür, belleğine kaydeder ve daha sonra gördüğünde de hatırlar” dedi.

Bardak: Sağlıklı  ve dengeli beslenerek direncin azalmasına neden olan durumlara karşı doğal bir savunma geliştirmekteyiz

Beslenmenin vücudun direncine ve mikroplara etki edebildiğini söyleyen Bardak, “Sağlıklı  ve dengeli beslenerek fazla yorgunluk, travmalar, yanıklar gibi vücutta protein yıkımına ve böylece direncin azalmasına neden olan durumlara karşı doğal bir savunma geliştirmekteyiz” dedi. Alkolün keyif verici bir madde olarak günlük yaşantımızda yer aldığını dile getiren Bardak, “Alkolün, özellikle kronik alkol alışkanlığının, organizmanın immün savunması üzerinde olumsuz etkiler yaptığı kanıtlanmıştır” dedi.

Tüm bu  etkenlerin dışında bazı ilaç tedavileri, yorgunluk, aşırı spor yapma, mevsimsel ve hormonal değişikliklerin de immün sistemini zayıflatan faktörlerden olduğunu dile getiren Bardak, dünyada her yıl 6 milyon çocuğun yetersiz beslenme sonucu bağışıklık sisteminin çökmesinden kaynaklanan enfeksiyonlar yüzünden öldüğünün bildirildiğini söyledi. Bardak, “Bunun için beslenmemizde bağışıklık sistemimizin güçlenmesine yardım edecek yeterli protein almaya, özellikle biyolojik değeri yüksek, süt, süt ürünleri, yumurta gibi, proteinleri tüketmeye dikkat etmeliyiz” dedi.

Bardak, altın anahtar niteliğinde olan sağlıklı beslenmeyi başlatmak için neler yapılabileceğini şöyle sıraladı:

-Limon, portakal,mandalina, dolmalık biber, maydanoz, kivi ve greyfurt bol miktarda C vitamini; ayçiçek yağı, badem, ceviz ve fıstık türleri de E vitamininden zengin besin maddeleridir. Turuncu, kırmızı, ve yeşil sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunan beta karoten de bağışıklık sistemi hücrelerinin sayısında önemli derecede artış sağlar. Bu vitamini içeren gıdaları tüketmekle hem bağışıklık sistemini güçlendirmiş, hem de kanserden korunmuş oluruz. Beta kroten vücutta A vitaminine çevrilerek dolaylı yarar da sağlamaktadır.

-A vitamini, havuç, ıspanak, kabak ve domateste vardır. A vitamini kandaki beyaz hücre aktivitesini artırarak kanser tümörleriyle savaşmaya yardım eder. Bir orta boy patates günlük A vitamini ihtiyacının yaklaşık iki katını karşılar. A vitamininden zengin diğer besinler karaciğer, havuç, ıspanak, brokoli, marul, kayısı ve kavundur.

- Bağışıklık sistemini oluşturan hücrelerin organizmadaki hareketlerini sürdürebilmeleri için günde en azından 2-3 litre su içilmesinde fayda vardır.

- Omega 3 yağ asitleri adı verilen ve balıkta bolca bulunan yağ asitleri ve proteinli gıdalarda aldığımız arginin amino asidi, bağışıklık sistemimiz için önemli besin kaynaklarıdır. Tüm dünyada vitamin ve mineral kombinasyonları değişik hastalıkların tedavi protokollerine ek olarak, günlük beslenmeyi desteklemek amacıyla, subklinik seyirli hastalıklardan korunmada kullanılmaktadır.

-Vitaminler ve mineraller; vücudun kendisi tarafından üretilemeyeceği için yiyeceklerle alınmaları gerekmektedir. Dolayısıyla beslenme ve sağlıklı bir bağışıklık sistemi arasındaki korelasyonu görmek çok kolaydır. Yağda ve suda eriyen olmak üzere iki alt gruba ayrılır. A, D, E ve K vitamininden oluşan yağda eriyen vitaminler, sentezleri için kolestrol gerektiren, yağ dokusunda depolanabilen ve ihtiyaç anında salınabilen vitaminlerdir. Bu vitaminlerin yemeklerden sonra alınması, emilimlerini artırabilir.

-Vücut için vitaminler kadar önemli bir grup madde daha vardır ki; onlar da minerallerdir. Mineraller olmadan vitaminler görev yapamazlar. Mineraller kemik, diş, yumuşak doku, kas, kan sinir hücrelerinin yapısında bulunur. Hormon üretimi, sinirlerden mesaj iletimi gibi birçok biyolojik reaksiyonda, reaksiyonu hızlandırıcı rol oynarlar. Kalsiyum, iyot demir, magnezyum, fosfor, potasyum, selenium, sodium, çinko en önemlileridir.