LAÜ’de “Çocuklarda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uygulamaları” konuşuldu

cocuklarda-fizyoterapi-uygulamalari

Çocukların yaşam kalitelerinin arttırmak ve hayatlarında bir “fark” yaratabilmek  fizyoterapistlerin ana hedefidir

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Merkezi ile Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Kulübü tarafından “Çocuklarda Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uygulamaları: Son Gelişmeler” konulu konferans düzenlendi. Konferansa Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mintaze Kerem Günel konuşmacı olarak katıldı.

“Bazı çocuklar bilişsel, duyusal ve motor özelliklerde, iletişim becerilerinde ve motor işlevlerde yetersizlik göstermektedir. Bu gelişim alanlarındaki bir ya da birden fazla yetersizlik çocuğu olumsuz yönde etkileyebilmekte yaşamda onları bağımlı kılmaktadır” diyen Günel, bu durumun doğal olarak tüm aile fertlerini de etkilediğini dile getirdi. Bağımsız yaşam becerilerinin çocuğun başkalarına bağımlı olmadan yaşamını sürdürmesi için gerekli olan becerileri içerdiğini dile getiren Günel, günlük yaşam becerilerinin, bağımsız yaşam becerileri kapsamında yer alan çocuğun ve ailesi ile ilgili becerilerden oluştuğunu ifade etti.

Çocuk fizyoterapistinin, en az 4 yıllık fizyoterapi rehabilitasyon lisans egitimini alarak fizyoterapist unvanı almış, çocuk alanında özelleşmiş fizyoterapistler olduğunu belirten Günel, çocuk fizyoterapistlerinin; bebek, çocuk ve adölasanların çeşitli konjenital, gelişimsel, kas-iskelet sistemine ait ve sonradan edinilen bozukluk ya da hastalıkların tedavisi üzerinde özelleştiklerini dile getirdi. Günel, tedavilerin; kaba ve motor becerilerin, denge ve koordinasyonun ve kuvvet ve enduransın geliştirilmesinin yanında kognitif ve duyusal sürecin ve entegrasyonun geliştirilmesine de yardım ettiğini vurguladı.

Günel: Erken tanı, erken rehabilitasyon olanağı sağlar

“Tüm Avrupa ülkelerinde ve ABD’de “Early intervention” diye adlandırılan “erken müdahale” kavramı; erken teşhis,  tedavi ve rehabilitasyon yaklaşımlarını içermektedir. Hedef kitle yaşı 0-6 yaş, bebeklik, erken çocukluk ve okul öncesi dönemi kapsamaktadır. Doğum öncesi, doğum sırasında veya doğum sonrası erken çocukluk döneminde (0-2 yaş) meydana gelen  problemler sonrası oluşan veya oluşabilecek fiziksel ve zihinsel gelişim geriliklerinin erken teşhis ve rehabilitasyonu ana hedeftir” diyen Günel, erken tanının, erken rehabilitasyon olanağı sağladığını ve böylece var olan problemin rehabilitasyonunu  olumlu yönde etkileyerek, altta yatan nedenin erken aydınlatılması ile eğer tedavi mümkün ise gerilemenin duraklatılabileceğini ya da önlenebileceğini belirtti.

Fizyoterapi yönünden erken rehabilitasyonu ele alan Günel, “Fizyoterapi programına mümkün olduğunca erken başlanması, ileride oluşabilecek kas tonusu bozukluğuna bağlı kas iskelet yapısında oluşacak deformiteleri, postür bozukluklarını azaltmakta, normal motor gelişimi hızlandırarak hareketliliğin erken sağlanmasına olanak vererek problemli çocuğu ve aileyi psikolojik yönden desteklemektedir” dedi. Erken fizyoterapiye başlamanın ilerde oluşacak eklem bozuklukları, kas zayıflıkları ve duruş bozukluklarını önleyebileceğini ve motor gelişimini hızlandırabileceğini söyleyen Günel, ayrıca  erken dönemde başlayan ev egzersiz programları ile aile eğitiminin motor gelişim açısından destekleyici nitelik taşıdığını ifade etti.

Günel: Gelişim geriliği olan bebeklerin erken dönemde tanımlanması, uygun müdahalelerin yapılabilmesi için önemlidir

“Bebeğin yaşamının ilk yılı beyin gelişiminde kritik bir dönemdir. Güncel çalışmalar, beyinde yüksek yenilenmenin ve hızlı öğrenmenin olduğu bebeklik süresince uygulanan müdahalenin daha etkili olabileceğini ileri sürmüştür. Bu yüzden gelişim geriliği olan bebeklerin erken dönemde tanımlanması, uygun müdahalelerin yapılabilmesi için önemlidir. Erken müdahale, nörogelişimsel bozukluğa sahip bebeklerde Serebral Palsi (SP) gibi fiziksel sonucu değiştiremese bile yüksek riskli bebeklerin takibi ikincil kas iskelet sistemi bozukluklarının azalmasına ve SP’li çocukların fonksiyonel yeteneklerinin artmasına sebep olur” diyen Günel, erken dönem fizyoterapi yaklaşımları arasında en yaygın kullanılan yöntemin Bobath nörogelisimsel tedavi yaklaşımı (NGT) olduğunu dile getirdi.

Erken dönem Bobath yaklaşımlarında amacın; beyinin yenilenmesinden yararlanarak normal hareketlerin gelişimini sağlamak, fonksiyonel hareket yeteneğini geliştirmek, kas-iskelet sistemi deformitelerini engellemek, duyusal ve motor deneyimleri normalleştirmek, aile eğitimi vermek, nöromotor değişiklikleri düzenli kontrollerle izlemek olduğunu vurgulayan Günel, “Böylelikle çocuğun fiziksel, bilişsel, psikolojik ve sosyal açılardan mümkün olan en bağımsız seviyeye ulaşması için çalışılır” dedi.

Günel, “Nöro-motor bozukluğa sahip, gelişimsel problemeleri olan, hayatlarında, hareketlerinde “engel” olan bebeklerin ve çocukların yaşam kalitelerinin arttırmak ve hayatlarında bir “fark” yaratabilmek biz fizyoterapistlerin ana hedefidir” şeklinde sözlerini tamamladı.