LAÜ’de “Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerinde Adli-Tıbbi Sorunlar ve Yaklaşımlar” irdelendi

adli-tibbi-sorunlar

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sağlık Yüksekokulu tarafından “Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerinde Adli-Tıbbi Sorunlar ve Yaklaşımlar” konulu panel gerçekleştirildi. LAÜ Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Deniz Şelimen’in başkanlık yaptığı panelde, Uzm. Paramedik Tarık Balcı “Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerinde Güncel Sorunlar”;  Prof. Dr. Nevzat Alkan ise “Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetlerinde Adli Yaklaşımlar” konusunda sunum yaptı.

Balcı: 1998’den 2003 yılının başına kadar tanımayan birine mesleği anlatmak çok zordu

“Bizim için 1998’den 2003 yılının başına kadar tanıyan biri için mesleği anlatmak kolay, tanımayan biri için mesleği anlatmak çok zordur” diyen Balcı, o dönemlerde, ambulanslar ve 112’ler olduğu halde çalışamadıklarını söyledi. Sonra bakanlığın verdiği bir kararla ambulanslarda bulunan hekimleri aile sağlığı merkezine çekeceklerini ve paramedikleri istihdam edeceklerini dile getiren Balcı, 2003 yılının Aralık ayında kamuya atandıklarını dile getirdi.   Kamuya bir sınavla girdiklerini, bu sınavın Milli Eğitim’in yaptığı mesleki bir sınav olduğunu söyleyen Balcı, “O zaman toplam 300 kişiydik ve kamu 450 kişi alıyordu. Sonra 2014 yılına kadar düzenli olarak paremedik alımı devam etti. 2014 yılında bütün paramedikler KPSS’den hangi puanı alırsa alsınlar atandılar” dedi. Bu sebepten dolayı Paramedik Bölümü’nün son 3 yıldır ÖSYM’de en çok tercih edilen ön lisans bölümü olarak halen daha gündemde olduğunu belirten Balcı, “Halen her iki yılda bir 5000-6000 civarında paremedik alımı söz konusu. Her KPSS döneminde bu miktarda paremedik alımı devam ediyor. Bu yıl da yine o miktarda bir alım bekliyoruz” dedi.

2005 yılında gerçekleşen Pakistan depreminde Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) takım sorumlusu olarak görev yapan Balcı, 1999′daki Marmara depreminde, 2001-2006 yılları arasında İstanbul’da gerçekleşen eylemlerde, 2005 yılında İzmir tren kazasında ve 2005 yılındaki Endonezya depreminde yardım ve kurtarma çalışmalarında yer aldığını belirterek, görev aldığı kurtarma çalışmalarından öğrencilere  acil sağlık hizmetleri ile ilgili tecrübelerini aktardı.

Alkan: Tıbbi uygulama hatası konusu çok önemli

Benim alanım tespit daha çok biz değerlendirme yapıyoruz.  Tıbbi uygulama hatası konusu çok önemli” diyen Alkan, bir sağlık çalışanı hata yaptı diye bir iddiaya maruz kaldığında şikayet sahibi hasta ya da yakınının, şuan Türkiye’de Cumhurbaşkanı İletişim Merkezi, Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi’ne bir dilekçe yazarak gönderdiğini ifade etti. Bu merkezin çok hızlı çalıştığını dile getiren Alkan, “Değerler işleme alınıyor ve ilgilisine bu konu ile ilgili açıklamanı yap diyor ve sonrasında soruşturma açılıyor. Sizde ileride hemşire olarak çalıştığınızda hasta ve yakınları geldiğinde öfkeli ve şikayet etmeye eğilimli oluyorlar. Acil tıp ekibi olay yerine gittiği zaman öfkeli bir grupla karşılaşabilirler ve bundan dolayı şiddete daha açık oluyorlar” dedi.

Bir hata yapıldığında bu hatanın bir bilen tarafından değerlendirildiğini belirten Alkan, “Bir hemşirenin hatasını tıp doktorları değerlendiriyor. Ama değerlendirme yapılırken de muhtelif yapılar var. Bunlar, adli tıp raporu, klinisyen hekimler ve hemşire hocaları olabilir” dedi. Alkan, adli tıp konularında hukuksal şikayet içeren dosyalar hakkında öğrencilere genel işleyiş hakkında bilgiler verdi.

Panel, panelistlerin öğrencilerden gelen sorularını yanıtlanmasının ardından sona erdi.