LAÜ akademisyenleri çalışmalarında Çiftçilerin sürdürülebilir tarım uygulamalarını araştırdılar

meyve-agirliginin-etkisi-turgut-alas

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Öğretim Üyelerimizden Yrd. Doç. Dr. Turgut Alas, Yrd. Doç. Dr. İbrahim Kahramanoğlu ve Yrd. Doç. Dr. Serhat Usanmaz birlikte hazırladıkları “Çiftçilerin Sürdürülebilir Tarım Tekniklerini Uygulamalarına İlişkin Davranışlarının Arkasındaki Nedenler” başlıklı makaleleri “Journal of Sociology and Social Anthropology” dergisinde yayınlandı. Akademisyenler,  Planlı Davranış Teorisini (TPB) kullanarak yaptıkları çalışmada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki çiftçilerin sürdürülebilir tarım uygulamalarına yönelik davranışlarını etkileyen faktörleri incelediler. Çalışmada,toplam 208 çiftçi rastgele seçilmiş ve yüz yüze görüşmelerle bu çiftçilere planlı davranış teorisi (TPB) anketi yapıldı.

Alas: Toplam 208 çiftçi rastgele seçilmiş ve yüz yüze görüşmelerde anket formları dolduruldu

Alas çalışma hakkında bilgiler aktararak; “Çalışma, planllı davranış teorisi kullanılarak nicel veri toplama temelinde yürütüldü. Mevcut çalışmada TPB yapılarının belirlenmesi için, Wauters ve arkadaşları tarafından TPB’nin benimsenen versiyonunun bazı ifadeleri kullanıldı. Çiftçiler tarafından anket formunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak, sorunları belirlemek ve ölçüm hatasını azaltmak için bir ön test gerçekleştirildi. Ön testler için çiftçi sayısı 50 olarak belirlendi. Daha sonra veriler faktör analizi, güvenilirlik ve geçerlilik kontrollerine tabi tutulmuş ve ardından çiftçilerin niyetlerinin ve geçmiş davranışlarının arkasındaki yapılara erişmek için anket araçlarının son hali kullanıldı.  Toplam 208 çiftçi rastgele seçilmiş ve yüz yüze görüşmelerde anket formları dolduruldu. Çiftçilerin sürdürülebilir tarım tekniklerinin uygulanmasına İlişkin davranışlarının arkasındaki nedenlerin tespiti için 7 puanlık bir ölçek kulanılarak, elde edilen sonuçlar doğrultusunda ana amaca ek olarak, ülkemizdeki sürdürülebilir tarım tekniklerinin yaygınlaştırılabilmesi için neler yapılabileceği de değerlendirildi”dedi.

Çalışmada: Bilginin hayata geçirilmesini engelleyen en önemli iki etmenin ekonomik kaygılar ve “sürdürülebilirliği tek başıma mı sağlayacağım” sorusu olduğu gözlemlendi

Alas “Sonuçlar, çiftçilerin sürdürülebilir tarım tekniklerini uygulama yönündeki davranışlarının düşük olduğunu ortaya koymuştur. Planlı davranış teorisinin üç bacağını oluşturan tutum, öznel normlar ve algılanan davranış kontrolünün, çiftçilerin niyet ve davranışları üzerindeki etkileri incelendiği zaman ilginç sonuçlar ortaya çıkmıştır” diyerek . buna göre çiftçilerimizin sürdürülebilir tarım tekniklerini ve faydalarını bildiklerini, bu yönde bir tutum içerisinde olduklarını ancak algılanan davranış kontrolü nedeni ile sahip oldukları yüksek niyetin davranışa dönüşmediği belirlenmiştir dedi. Alas “Algılanan davranış
kontrolü, davranışın açıklanmasına katkıda bulunan önemli bir değişkendir. Şöyle ki, algılanan davranış kontrolü kişilerin herhangi bir davranışı (buradaki örnekte sürdürülebilir tarım tekniklerini) uygulamanın kendi kontrolünde olup olmadığı yönündeki yetenek ve imkânları nasıl algıladıklarını ifade eder. Özetle, çiftçililerimizin sürdürülebilir tarım tekniklerini ve önemlerini iyi bildikleri, ancak bunu uygulama yönündeki bilgi, yetenek ve imkânlara sahip olmadıklarını düşündükleri belirlenmiştir. Sonuçlar ayrıca çiftçilerimizin kendi ellerinde olan birçok tercihin farkında olmadığını ve bu yöndeki en önemli eksikliğin eğitim ve danışmanlık olduğunu ortaya koymuştur”dedi.

Son olarak Alas, “Bilgiye sahip olan üreticilerimizde ise bilginin hayata geçirilmesini engelleyen en önemli iki etmenin ekonomik kaygılar ve “sürdürülebilirliği tek başıma mı sağlayacağım” sorusu olduğu gözlenmiştir. Araştırma bulgularının tüm detayları ile birlikte incelenmesi ve diğer ülkeler ile kıyaslanması sonucunda, tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması için üretici eğitimlerinin yanı sıra, üretimde standardizasyonu sağlayacak devlet politikaları (sertifikalı tarım) gerektiği, bunlara ek olarak da üreticileri “doğruya yönlendirmenin” yanı sıra “doğrunun desteklenmesi” gerektiği de belirlenmiştir” dedi.