LAÜ Akademisyenleri Uluslararası 3. “Avrupa Bilim, Sanat ve Kültür Konferansı”nda sunum gerçekleştirdiler

bilim-sanat-kultur

Dayanıklılık teorisi, KKTC’de daha dayanıklı konut, yeşil ve yapılı çevrelerin tasarlanmasında önemli rol oynayabilir

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cemaliye Sunalp Gürçınar, Grafik Tasarım Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Selen Abbasoğlu Ermiyagil ile Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülay Çetinkaya Çiftçioğlu, “Kurak Bölgelerde Yapılı Çevrelerin Akıllı Tasarımı için ‘Dayanıklılık’ Yaklaşımı: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Lefke Bölgesi Örneği” konu başlıklı makaleyi, Uluslararası 3. “Avrupa Bilim, Sanat ve Kültür Konferansı”nda (ECSAC’18 – Kuzey Kıbrıs) sundular.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde üçüncü kez düzenlenen “Uluslararası Avrupa Bilim, Sanat ve Kültür Konferansı” bilim, sanat ve kültür alanındaki son gelişmelerin, araştırma çalışmalarının ve güncel konuların farklı disiplinler ve bilim insanları arasında paylaşımının desteklendiği akademik bir platform sağlamak amacıyla organize edildi. Konferansın başlıca çalışma konularını doğa bilimleri, eğitim, güzel sanatlar, tasarım ve planlama, turizm ve sağlık oluşturdu.

Gürçınar: Kentsel yeşil alanların sürdürülebilirliğinin desteklenmesi gerekiyor

Sunum ve ilgili oturum başkanlığını yapan Yrd. Doç. Dr. Cemaliye Sunalp Gürçınar sunum ile ilgili bilgiler verdi. Kentsel mekȃnların yeşil altyapısını oluşturan ‘yapılı/kurulu çevrelerin (açık yeşil alanlar) kent halkına doğrudan (e.g. rekreasyon için olanaklar, sağlık, mekȃn duygusu, ve doğayı izleme) ve dolaylı (e.g. kent iklimini düzenleme, toprak oluşumu ve su döngüsünü destekleme) bir dizi yararlar (e.g.) sunduğunu ifade eden Gürçınar, bu yararların devamlılığı için kentsel yeşil alanların sürdürülebilirliğinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Gürçınar, “Özellikle kurak ve yarı-kurak bölgelerde ekstrem sıcaklık, aşırı nem, su yetersizliği ve ısı adası etkisi gibi faktörler kentsel alanlarda sadece yeşil alanları değil, aynı zamanda konutlar ve ilgili yapılı çevreyi de olumsuz yönde etkilemektedir” dedi.

Gürçınar: Birçok ülkede ‘dayanıklı kentler’ yaklaşımı başlatılmış ve dayanıklı kentler kurulmuştur

Günümüzde dayanıklılığın çeşitli disiplinlere (ör. ekonomi, mimarlık ve peyzaj mimarlığı) entegre edildiğini ve yaygın olarak kullanıldığını belirten Gürçınar, “Birçok ülkede ‘dayanıklı kentler (resilint cities)’ yaklaşımı başlatılmış, dayanıklı kentler (Amerika’da Boston kenti, Yunanistan’da Atina, İngiltere’de Bristol) kurulmuş ve ilgili çalışmalar aktif olarak devam etmektedir” dedi. Gürçınar, dayanıklılık teorisinin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’de daha dayanıklı konut, yeşil ve yapılı çevrelerin tasarlanmasında önemli rol oynayabileceğini ve bu bağlamda, bu araştırmanın temel amacının, KKTC’nin Lefke bölgesi örneğinde binaların ve ev bahçelerinin dayanıklılığının üç temel bozucu etken (ör. aşırı kuraklık ve nem, ve arazi kullanımında değişim) karşısında değerlendirilmesini içerdiğini dile getirdi.

Bu çerçevede, Lefke Bölgesi’nde geleneksel mimari özelliklere sahip 50 konut ve ev bahçelerinin dayanıklılığının bir dizi indikatörler ile değerlendirildiğini ifade eden Gürçınar, konut ve ev bahçelerinin dayanıklılığının değerlendirilmesine ilişkin potansiyel indikatörlerin literatür değerlendirmesi ile belirlendiğini dile getirdi. Gürçınar, belirlenen indikatörleri içeren bir arazi survey formu hazırlandığını ve arazi çalışmalarının Lefke Bölgesi’nde Şubat-Haziran 2016 tarihleri arasında gerçekleştirildiğini belirtti. Arazi çalışmaları ile konut ve ev bahçelerinin dayanıklılığını gösteren indikatörlere ilişkin toplanan verilerin 1-5 Likert ölçeğinde değerlendirildiğini belirten Gürçınar, bu değerlendirmeye göre; 1: Dayanıklılık derecesi çok düşük, 2: Dayanıklılık derecesi düşük, 3: Dayanıklılık derecesi orta, 4: Dayanıklılık derecesi yüksek, 5: Dayanıklılık derecesi çok yüksek olduğunu ifade etti.

Gürçınar: Araştırma sonuçlarına göre, konut ve ev bahçesinin dayanıklılığının ilişkilendirilmesinde üç temel indikatör kullanılabilir

Gürçınar, “Elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda, Lefke Bölgesi’nde konutların bozucu etkenler karşısında sağlamlığı/dayanıklılığı 2.22, ev bahçelerinin dayanıklılığı da 2.49 ile düşük olarak belirlendi” dedi. Araştırma sonuçlarına göre, konut (yapılı çevre) ve ev bahçesinin (yeşil/canlı sistem) dayanıklılığının ilişkilendirilmesinde üç temel indikatör kullanılabileceğini söyleyen Gürçınar bunların; çeşitlilik (ör. konut bazında kullanılan yapı malzemesi ve ev bahçesindeki bitki türlerinin çeşitliliği), geleneksel bilgi (ör. geleneksel konutların inşaa edilmesine ilişkin bilgi, ev bahçesinde yetiştirilen bitkileri tanıma ve kullanmaya ilişkin geleneksel bilgi) ve bağlantılılık (connectivity) (ör. yerel konutları inşaa etmeye ilişkin geleneksel bilginin paylaşım derecesi ve ev bahçelerinin çevrediki diğer yeşil alanlar ile bağlantılılık derecesi) olduğunu dile getirdi.

Gürçınar, “Sonuç olarak, dayanıklı kentler (resilient cities) yaklaşımını KKTC’de teşvik etmek, yaşanılabilir kentler tasarlamak ve kent halkının yaşam kalitesinin iyileştirmek için ‘dayanıklılık teorisinin’ ulusal ve bölgesel planlama stratejilerine entegre edilmesine ihtiyaç vardır” dedi.